Moody’s’e göre ABD bankacılık sisteminde şu an için kriz riski yok
Investing.com – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’e göre, orta ölçekli ABD bankalarıyla ilgili sorunlu kredi endişelerine karşın, sistemik bir kriz riski bulunmuyor. Moody’s Ratings’in global özel kredi bölümü başkanı Marc Pinto, yaptığı değerlendirmede mevcut tabloya bakıldığında, piyasaları sarsabilecek bulaşıcı bir kredi krizi ihtimaline işaret eden güçlü bir kanıt bulunmadığını belirtti.
Pinto, CNBC’ye verdiği röportajda, kredi standartlarındaki esneklik ve kredi sözleşmelerinin içerdiği koşullardaki gevşemeler nedeniyle bazı endişeler olduğuna dikkat çekti. Ancak bu durumun daha geniş finansal sistemi tehdit edecek boyutta olmadığını ve mevcut verilere göre kredi döngüsünde belirgin bir bozulma görülmediğini vurguladı.
Varlık kalitesi verileri olumsuz sinyal vermiyor
Marc Pinto, son birkaç çeyrek verilerine bakıldığında, varlık kalitesinde sadece sınırlı düzeyde bozulma tespit edildiğini aktardı. Şu an için bu göstergeler doğrultusunda bir kredi döngüsü değişimine yönelik açık bir sinyal alınmadığına işaret etti.
Yıl içinde yaşanan belli başlı batıklara rağmen, genel veriler hâlâ piyasa dayanıklılığını ortaya koyuyor. Pinto, kısa süre önce katıldığı yaklaşık 2.000 bankacının yer aldığı bir konferansta en sık duyduğu kelimenin “dayanıklılık” olduğunu belirtti.
Bankacılık hisselerinde dalgalanma
Geçtiğimiz Perşembe günü, Zions Bancorp ve Western Alliance Bancorp’un bazı otomobil kredilerinde batıklar yaşandığını açıklaması ve otomobil yedek parça üreticisi First Brands’in iflas haberleriyle birlikte ABD banka hisselerinde sert satışlar görüldü. Söz konusu gelişmeler, Jefferies’in bu firmaya olan yatırımını duyurması sonrası kurumun hisselerini de aşağı çekerken, piyasada kısa vadeli oynaklığa yol açtı.
Orta ölçekli ABD bankalarını takip eden SPDR S&P Regional Banking ETF, Perşembe günü %6,2 oranında gerilerken, Cuma günü piyasa öncesi işlemlerde %2’lik bir toparlanma gösterdi. Bu, piyasa katılımcıları arasında endişelerin bir miktar hafiflemeye başladığını gösterdi.
Temerrüt oranları tarihsel olarak düşük seviyede
Pinto, özellikle yüksek getirili borçlarda bu yıl temerrüt oranlarının %5’in altında kaldığını ve bu oranın 2026 yılında %3’ün altına gerileyebileceğini dile getirdi. Bu oranlar, 2008 küresel finans krizinde görülen çift haneli temerrüt oranlarına kıyasla oldukça düşük seviyelerde bulunuyor.
Bu bağlamda, özel kredi piyasasının dolaylı olarak da olsa yapısal olarak sağlam bir durumda olduğunu vurgulayan Pinto, kredi kanalında yaygın bir çöküş görülmediğini yineledi. Orta vadede ekonomik koşulların sürprizlere açık olsa da dayanıklı kaldığını ifade etti.
Ekonomik görünümde göreceli güçlü seyir
Marc Pinto, iş gücü piyasası koşullarındaki bazı zayıflıklara ve eski ABD Başkanı Donald Trump’ın önerdiği tarifelerin enflasyon ile tüketici talebi üzerindeki potansiyel etkilerine rağmen, ABD ekonomisinin beklentilerden daha sağlam bir görünüm sunduğunu söyledi.
Kredi koşullarındaki esnemeye rağmen, tüketici harcamaları, iş gücü dinamikleri ve şirket bilançolarının genel olarak dirençli seyrettiğini belirten Pinto, bu faktörlerin bankacılık ve özel kredi sistemine destek verdiğini ifade etti.








